GÜMRÜKTEN PUNTAYA YAŞAMDAN KARELER

BonVivant Perihan İnci’nin bir düşü ile başladı. Kendisinin ifade ettiği gibi « tıpkı eski güzel günlerdeki gibi Alsancak’ın tarihi ve sosyo kültürel dokusunu
yeniden günümüze taşıyan bir mekan, bir buluşma noktası yaratma… » Bu düş gerçeğe dönüşürken eski Alsancak’ın tanığı olan fotoğraf ve haritaları sizler
ile buluşturmayı arzuladık. Cumhuriyet Meydanı’ndan Punta’ya kadar olan bölgeyi tarihsel ve görsel açıdan ele aldık. Bu sergi bu şekilde hayat buldu.


Bu coğrafyayı gezen seyyahlar İzmir’i ne tam bir doğulu ne de tam bir batılı kent olarak tanımlayabildiler. Bu çelişki hep sürdü. 1960’lı yıllardan itibaren rant uğuruna
İzmir’in anıtsal ve tarihi yapılarının erimesine tanık olduk. Bugün ise İzmir’imizin hem kültürel çeşitliliğini kaybetmesini hem de tarihinin yok olmasını sessizce izliyoruz. Günümüzde az da olsa bu tarihi eserleri korumak için belediyeler, sivil toplum kuruluşları ve bireyler gayret gösteriyorlar. Ancak kültürel değerlerin kaybolmasının önüne geçmek için yeterince çaba sarf etmiyoruz. İzmir’de doğup büyümüş herkes İzmir aşkını her nerede olursa olsun kalbinde taşır.

İzmir, dışarıdan gelenlerin ise mayalarına dokunup onları İzmirli yapar. Mekanın tarihçesi ile ilgili belirtilmesi gereken ilginç bir nokta da BonVivant’a ev sahipliği yapan 266 no.lu evin Lucien Arkas’ın dedesi Gabriel Arkas’a ait olup, sanat, kültür, eğitim ve birçok alanda kentimize katkıları olan Lucien Arkas’ın çocukluğunu burada geçirmiş olması. Bu gibi proje ve sergilerin İzmir aşkını çoğaltması ve kentimize layık “Güzel İzmir” imgesinin sürdürülmesi dileği ile…

Sergi Direktörü
Selim Bonfil