DOKU VE DÜŞ ARASINDA

Bir çizgi mekânı kurabilir mi?
Bir iz, zamanı çağırabilir mi?
Sanatçı Ece Keskiner Kümekaya’nın üretimi tam da bu iki soru arasında konumlanır.
Bir üretim döneminde çizgi merkezde durur.
Çizgi; evi, ağacı, insanı yerleştirir. Ölçer, dengeler, kurar.
Mekân belirginleşir, kompozisyon bilinçli bir kurgu ile inşa edilir.
Bu kurgu içinde yaşamın dokusu görünür kılınır.
Diğer üretim döneminde ise yüzey akışa bırakılır.
Biçim kontrol edilmez, zaman tarafından şekillenir.
Mitler ve düşler, karanlığın içinden kendiliğinden yükselir.
Burada belirleyen çizgi değil, izdir.
Mekân artık sınırlarla tanımlanmaz;
zaman da uzakta değildir.
Biri yapıyı fısıldar, diğeri hafızayı.
Sanatçı, bu iki üretim dili arasında bir geçit açar.
Ve izleyici tam o aralıkta durur:
Doku ile düş arasında.