ÇAMURUN DİLİ

Çamur, temas ettiği her şeyi hafızasına alır.
Baskıyı, boşluğu, bekleyişi…

Burada biçim, bir sonuç değil;
geçip gidenin bıraktığı tortudur.

Yüzeyler pürüzsüz değildir.
Çatlaklar saklanmaz.
Aksine, hatırlamanın bir yolu olarak kalır.

Her parça, tutulmuş bir anın izini taşır;
ne tamamen geçmişte ne de bütünüyle şimdi.

Bu sergide çamur, dile gelmeyeni tutar.
Söylenmeyeni saklamaz, şekle çevirir.

Bakmak yetmez.
Görmek de.

Belki de yalnızca hissetmek gerekir.